Şanlıurfa özel şanmed hastanesi, şanmed hastane
www.metrolife.com.tr/
Emin YAPRAK

İsyan ve Kıyam Kavramları


Emin YAPRAK
30 Aralık 2016 Cuma 16:37

 

Kıyam, meşru olmayan ve halka zulmeden yönetim biçimlerine karşı başkaldırıya denir. Tağutî düzenlere karşı ayaklanan ve halkın isteklerini gerçekleştirmeye çalışan eylemlere denir. Hz.İbrahim’in Nemrut’a karşı başkaldırısı bir kıyam hareketi olarak günümüze kadar bile kendini ortaya koyan tevhidi düşüncenin eylemi olarak gerçekleşmiştir. Hz. Musa’nın hareketi ise meşru bir düzende adeta bir ırkın kurtuluşu için yapılan bir kıyam olarak karşımıza çalışmaktadır. Firavun’un İsrailoğullarına reva gördüğü yanlışlığı Hz.Musa ve kardeşi Hz.Harun birlikte adeta sırt sırta vererek mücadeleye girişmişler ve o halkı zulümden kurtarma eylemi başkaldırısı gerçekleştirmişlerdir.

Tevhid inancının şeytani ve tağuti düzenlere karşı mücadelesi tarih seyri içerisinde hep devam etmiştir günümüze kadar. Mücadele azmini güzel bir şekilde yerine getirme başarısının gösterilebilmesi için hep kıyamın hakkı verilerek yerine getirilebilir. İsyan ise kurulu olan meşru devlete veya yönetime karşı yapılan başkaldırıdır. İslami olmayan ve Müslümanların ezildikleri ortamda, haklarının gasp edildiği zamanlarda bu çatışmalar hep olmuştur. Peygamberlerle başlayıp, Salih kullarla devam eden bu mücadeleden devamlı hak galip gelecektir. Hz.Hüseyin’in şehadeti kıyamları sonlandırmamış hatta kıyamete kadar devam etmesine zemin hazırlamıştır.

Hüseyni kıyam ile başlayan mücadelelerin devrim ile sonuçlanmasına zemin hazırlamıştır. İran ile başlayan devrim hareketi buna örnek sayılabilir. Çünkü halkı ezen şah rejimine karşı halk yekvücut olarak, müslümanı, komünisti, halkçısı, milliyetçisi beraber hareket ederek şahı devirmiş ve çoğunluğun isteği olan İslam devrimi gerçekleştirilmiştir. Günümüzde halk kıyamı olarak başlayan, Arap baharları da bir anlamda tağuti düzenlere karşı başkaldırıdır. Seyyid Kutupları, Hasan el-Bennaları idam eden Mısır tağuti düzenine karşı kıyamlarla o mazlumların az da olsa başarıya ulaşmaları sağlanmış olmaktadır.

Demokrasi adına İslam’dan taviz vermeden halk hareketi oluştururlarsa bir başarı olur ve gerçek anlamda bir kıyam hareketi başlatılmış olabilir. Halkın yararına olmayan ve halkın bir anlamda zarar görmesine yol açan eylemler insanlığa zarar oluşturmaktalar. Direnen Suriye yönetimi binlerce insanı öldürmekte, İmamları işkence sonucu katlederek tağuti düzenlerinin devamını sağlama mücadelesini gerçekleştirmekteler. Halkın aklı başında olarak örgütlenmelerini sağlıklı yapması, İslam’dan ödün vermeden eylemlerini gerçekleştirmeleri gerekir.

Şeytani düzenlerin yapamadıklarını, Müslüman halka, haklar kazandırmak vadiyle gerçekleştirirlerse mücadele kıyam olmaktan çok isyan olarak adlandırılabilir. Halkın çıkarı ve dini değerlerin korunması adına mücadele sağlıklı bir şekilde yapılmalıdır.

İslami bir düzene karşı hakların istenmesi, yönetimin aksatılması yönetim düşmanlarının ekmeğine yağ sürmekten başka işe yaramaz. Halkın istekleri Hakkın istekleri ile örtüşecek bir mücadele ile özlem duyulan hayat şartlarına insanları ulaştırır. İslami olmayan bir yönetimde halkın bazı özgür isteklerinin yerine getirilmesi, İslami kıyam mücadelenin oluşmasına engel oluşturacak yapılara veya yapılanmalara doğru gidilmesine engel olmamalıdır. Halk için ve halka rağmen oluşan oluşumlarda dinden koparsa kıyami bir mücadele oluşamaz. Bir ırkın kurtuluşu için gönderilen Hz.Musa ve onun emrinde çalışan Hz.Harun ikilisinin kıyamı, Firavun’a karşı İsrailoğullarının kurtuluş mücadelesi, ezilen halkların kurtuluşu için örnek bir kıyam olarak zikredilebilir. Tabii oluşacak bu kıyamların dini perspektiften bakılması, eyleminin ve ilkelerinin dinin emri ve yasaklarıyla örtüşmesi onu kıyam olarak adlandırabilir. İslam’ı örnek alıp, ilkesel boyuttan uzaklaşmak, tağuti düzenlere karşı bir mücadele onu kıyam olmaktan çok isyan olarak zikredilecek ve yerilebilecek bir hareket olarak anlamlandırılabilir.

Halk hareketlerini sağlıklı bir uğraşı olmaktan uzaklaştıran, insanları yeren ve kendilerine köle olarak ortaya koyan yapılar faydadan çok zararlı halk eylemleri olarak zikredilebilir. Halk hareketleri, bütün halkın isteklerine cevap verdiği ölçüde insanların hoşnutluğunu kazanıp, hak mücadelesi olarak isimlendirilen kıyam hareketi olarak kendini gösterebilir.

İslam Dini kuramsal anlamda bir yönetim biçimi ortaya koymamış ama yönetim felsefesinde siyasal ilkeler ortaya koymuştur. Dini bir yönetim icra ederken, halifelik, saltanat, padişahlık, demokratik bir cumhuriyet arasında bir tercihte bulunmamıştır. Peygamber mücadelesinde hem Peygamber hem de Kral olan Hz.Davud ve Hz.Süleyman bunun en güzel örneği olarak zikredilebilir. Yönetim felsefesinde gaye halkın refah ve mutluluğu ile Allah’ın emir ve yasaklarının uygulandığı bir hukuki düzenlemenin olmasıdır. Bu gerçekleştiğinde demokratik bir yönetim tercih edilen bir yönetim biçimi olarak zikredilebilir. Halk arasında tefrikayı oluşturan particilik anlayışı devamlı azaltılmalıdır. Kişiler kendi tercihlerini dillendirebilirler.

Eğer başıboş bir halk kitlesinin istekleri yerine getirilirse, amaçsız bir yönetim anlayışı gerçekleştirilmiş olur ve bundan bütün kesimler rahatsızlık duyacakları gibi kitlesel eylemlerin oluşmasına, yönetimi zaafa uğratacak isyan hareketlerinin başlamasına yol açar.

İsyan hareketleri, halk kitleleri tarafından başlatıldıktan sonra onları durdurmak mümkün olmaz. Halk kitlesi akan su gibidir. Bir tarafa doğru akıtıldıktan sonra onu başka tarafa kaydırmak, zararsız pozisyona doğru sürüklemek biraz zordur. Halk yararına olacak kıyamlar tercih edilebilir. Çünkü gaye hakka hizmettir. 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Şanlıurfa organize sanayi müdürlüğü, yatırım için herşey hazır
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. © Copyright 2015 Balikligol.com